“Kazandım mı, her şeyi geri alabileceğime inanırım; kaybettim mi, bir kez daha kazanmak için yanıp tutuşurum. İşte bunun adı oyun tutkusu. Sonra utanç başlar, ama çok geç olur.” 

— Dostoyevski, Kumarbaz

Finansal piyasalara adım atmak yalnızca grafik okumayı, strateji kurmayı değil, insan doğasının en karanlık köşelerini tanımayı da gerektirir. Hepimizde az çok bir kumarbaz yatar. O sesi susturmayı başaranlar hayatta kalır, başaramayanlar servetlerini kaybeder. Dostoyevski’nin Kumarbaz romanında anlattığı o sarsıcı bağımlılık hali, bugün bir trader’ın psikolojisinde hâlâ canlıdır. Bu yazıda, içimizdeki kumarbazı nasıl tanıyacağımızı ve onun tuzaklarından nasıl korunacağımızı konuşacağız.

Trading bir olasılıklar ve risk yönetimi meselesidir fakat işler kontrolden çıktığında (ki bu çok sık olur) iş tradingden çıkıp kolayca kumara dönüşebilir. Yazı boyunca roman kahramanımız Aleksey İvanoviç’e kulak verelim, bakın ne diyor: 

“Biliyorum, kumar oynamak bir felaket; ama işte beni oraya çeken o felaketin ta kendisi!”

Bir kez bu çukura düştünüz mü oradan kurtulmak büyük bir mesele haline dönüşür. Erken uyarı işaretlerini görmezden gelirseniz anaparanız hızla eriyebilir. Bu felakete uğramamak için her traderın bir alarm sistemine ihtiyacı var. İpleri analitik beyninizin mi yoksa içinizdeki kumarbazın mı tuttuğunu ayırt edebilmek, bir trader olarak sahip olmanız gereken en önemli meziyetlerden biridir. Özellikle söz konusu para olduğunda, finansal piyasaların aldatıcı ve illüzyonlarla dolu dünyası gerçeği çarpıtarak içinizdeki kumarbazı masaya davet edebilir. İşte ipleri analitik beyninizin değil de iflah olmaz bir kumarbazın kontrol ettiğini gösteren bazı işaretler:

İçinizdeki Kumarbazı Ele Veren 6 İşaret

1- Fiyat hareketinin belli kalıpları izlediğini inkar edip, piyasanın rastgele olduğuna, trading’in tamamen şansa ve tesadüflere bağlı olduğunu düşünmek. Bu düşünme tarzı özellikle teknik (veya temel) analizi tamamen yok sayarak piyasanın tamamen öngörülemez olduğun inanır. Bu yaklaşım bilişsel yükten kurtulma çabasıyla ilgilidir. Kişi karar alma sorumluluğundan kurtulmak ve kendini şans denizine bırakmak ister. 

2- Tek bir işlem ile köşeyi dönme hayalleri kurmak. “Hayatımın bütün anlamını bir çarka bağlamıştım. Dönerse ben de dönecektim, durursa ben de duracaktım.” Gerçekte trading bir performans işidir ve tek işlem ile köşeyi dönmek diye bir şey yoktur. Her gün işe gider gibi piyasada varlık göstermeli, riskleri değerlendirmeli ve tekrar tekrar hesaplanmış kararlar vermelisiniz. Bu performans işi bazı günleri pas geçme kararını da içerir. Piyasada büyük paralar tek seferde değil, zaman içinde kazanılır.

3- Kendini piyasadan daha akıllı sanmak. Piyasanın yanıldığına, hisseyi, coin’i yanlış fiyatladığına inanarak (yükselen veya düşen) trendin tersine işlem almaya çalışmak. Bu durumu özellikle X platformunda sıkça gözlemlerim, özellikle üstadlar kendini çok akıllı zanneder. “Kendimi akıllı sanıyordum. Oyunun bana boyun eğeceğini düşünüyordum. Şimdi anlıyorum ki ben boyun eğmişim.”

4- Kayıpların işin bir parçası olduğunu kabullenememek. Çok güvendiğiniz setup’ların bile başarısız olabileceğini unutarak kayıplar karşısında dirayet gösterememek, Stop loss denilen kavramı içselleştirememek. Kayıplar kaçınılmazdır ancak büyük kaybetmek bir seçenektir. Kayıpları küçük tutmayı bilmeyenler bu mecrada uzun süre varlık gösteremez. ”Kayıplarım ruhumu kemiriyordu. Her kayıp, bir parçamı koparıp alıyordu sanki.”

5- Rasyonelliği kaybedip olayı kişiselleştirmek. Piyasa kim olduğunuzu, hedeflerinizi, anaparanızı veya realize edilmemiş kârınızı önemsemez. Bu olgunluğu gösterememek, içinizdeki kumarbazın masaya oturduğuna dair bir işarettir. “Orada insanın gururu yok olur, onuru satılığa çıkar. Kendine acımak bile lüks gelir insana.”

6- İçten içe piyasadan para kazanmanın imkansız olduğuna inanmak. Bir yandan para kazanmaya çalışırken, içten içe borsadan para kazanmanın sadece şanslı bir azınlığa ait olduğuna inanmak hiç de azımsanmayacak bir durumdur. Borsadan para kazanmayı haram paraya el uzatmakla bir tutan bir inanış da çok yaygındır. ”Orada kimse mutluluğu aramıyor, yalnızca para istiyor. Hepsi başkalarının parasını almak için orada. Kimsenin yüzünde neşe yok, yalnızca kurnaz bir kasvet, yırtıcı bir sabırsızlık.”

Unutmayın: Piyasa bir oyun alanı değil, acımasız bir sınav yeridir. Analitik aklınızla mı yoksa dürtülerinizle mi hareket ettiğinizi ayırt etmek, trader olmanın gerçek ölçüsüdür. İçinizdeki kumarbazı tanımak onu tamamen yok etmek değil, ona hükmetmek anlamına gelir. Gerçek bir trader, kendi doğasını yönetebilendir. Sonunda piyasada kalıcı olanlar, stratejilerinin değil karakterlerinin ustası olanlardır.

“Trader’ın En Büyük Düşmanı: İçindeki Kumarbaz” için 3 yanıt

  1. friedquicklyab20328aa1 avatarı
    friedquicklyab20328aa1

    Kaleminize sağlık

    1. Mesut Uğur GÜRAY avatarı
      Mesut Uğur GÜRAY

      hocam şahane bir yazıydı elinize sağlık

      1. Teşekkürler Uğur!

Mesut Uğur GÜRAY için bir cevap yazınCevabı iptal et

Trending

Pratik Teknik Analiz sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin