Bu yazıyı okuduğuna göre çok büyük ihtimalle finansal piyasalara ilgi duyan, aynı zamanda kendini geliştirmeye meraklı birisin. İşini şansa bırakmayarak, “üstad” ağzına bakmadan, işin hem teknik, hem de psikolojik yönünü araştırıyorsun. Belki bir veya birden fazla teknik analiz ve trading eğitimi aldın. Ne de olsa bilgi bu işin altın anahtarı, öyle değil mi? Peki şu ana kadar bu işi başardığını söyleyebilir misin?
Başarı hakkında ne biliyorsun?
Sadece trading’de değil, herhangi bir konuda başarı aynı yolu izler ve hep aynı tepenin ardında seni bekler. Şimdi gel seninle bu yolu birlikte yürüyelim.
Borsa, Forex veya Kripto hiç fark etmez, trading işinde başarıyı formülize edecek olursak teknik/temel bilgi üstüne psikoloji yönetimini eklersen başarıya ulaştırsın şeklinde ifade edebiliriz. Tabi ki yönettiğin para miktarına göre ayarlaman gereken başka detaylar da vardır ama genel hatlarıyla trading başarısı için gerekenler bilgi ve psikolojik sürecin yönetilmesidir. Gerekli teknik bilgiyi edinmek, psikolojiyi yönetmenin ön koşuludur. Yani önce doğru bilgi edinilmeli, sonra psikoloji çalışılmalı. Bu konuyu şu yazıda ele almıştım.
Peki formül bu kadar basitken, neden yalnızca küçük bir azınlık trading işini becerebiliyor da çoğunluk başarısız oluyor?
Meşhur deyişe göre, trading’e başlayanların %90’ı 90 gün içinde sermayelerinin %90’ını kaybediyor. Buna “90-90-90 kuralı” da deniyor. Bu durum belki senin de başına gelmiş olabilir. Ne var ki başarısızlıktan ders çıkarmak ve yola devam etmek, başarılı insanların ortak noktasıdır. Okuma tavsiyesi:
https://pratikteknikanaliz.com/2021/02/21/basarisizliktan-ders-almak/
Başarının Yolu
Seni tanıştırmak istediğim yolun şeması aşağıdaki gibi. Bu grafiği daha önce bir yerlerde görmüş olabilirsin, (literatürde Dunning Kruger Etkisi ismiyle de bilinir). Bence bizim konumuzu güzel anlatmış, hem de Türkçe.

Bir merakla başlayan öğrenme serüveni edinilen ilk bilgilerle “aa bu kolaymış, ben de yapabilirim” düşüncesini doğuruyor. Teknik analizi ilk öğrendiğin zamanı hatırla: “Soldan sağa bir kaç çizgi çiziyorsun ve destekte alıp dirençte satıyorsun!” Bu noktada bir özgüvene sahipsin, hevesle öğrenmeye devam ettikçe gelecekle ilgili hayaller kurmaya başlıyorsun. Burası “Uninformed Optimism” bölgesi yani seni gelecekte neyin beklediğini bilmeden iyimser olduğun yer.
“Çok para kazanıp çok güzel bir araba alacağım!”
Formasyonlar, indikatörler, mumlar, derken bu öğrendiklerini bir arada kullanmanın zorluğu çıkıyor karşına. Hangi indikatörü hangi formasyonla kullanmalı, hangi hareketli ortalama hangisini kesince daha güvenilir oluyor derken işler iyice karışıyor. Dahası “eşeğin büyüğü ahırda” yani psikolojinin de eğitilmesi gerekiyor. Burası da “Informed Pesimism” yani olayın zor olduğunun farkına varıp karamsarlaştığın yer.
“Youtube’da hiç böyle anlatmamışlardı, orada çok kolay görünüyordu”
Haftalarca, aylarca üstüne gidiyorsun, tekniğe hakim olmaya başlıyorsun, tam öğrendim, sistemi kurdum derken bir kaç kayıp üst üste geliyor. Piyasa sistemini hallaç pamuğu gibi atıyor, psikolojinle oynuyor. Artık ilk zamanlardaki hevesin yerini şüphe almaya başlıyor. Başını yastığa koyduğunda “Galiba bu işi yapamayacağım, vazgeçsem iyi olur en azından daha fazla para kaybetmem” diyorsun. Cesaret kırıcı gerçeklikle yüzleşiyorsun.
İşte bu en karanlık, en içinden çıkılamaz zamanlar “Valley of Despair“, yani “Çaresizlik Vadisi” olarak biliniyor. Çoğu kimse ya burada vazgeçiyor, ya da yeni bir yönteme başvurarak döngüye sıfırdan başlıyor.
Döngü Yeniden Başlıyor
“Abi zaten teknik çalışmıyor en iyisi temel analiz ve uzun vadecilik”
Temel analiz ilk bakışta öğrenmesi kolay geliyor, kitaplar alınıyor, bilanço okuması öğreniliyor, nakit akışı, rasyolar, Youtube videoları derken işler yine zorlaşıyor. Faaliyet raporları, rakip ve sektör karşılaştırmaları, enflasyon muhasebesi üst üste biniyor ve hisse seçemez hale geliyorsun. Çaresizlik Vadisine tekrar hoşgeldin.
Önünde yine iki seçenek beliriyor, ya vazgeçip borsayı, trading’i tamamen bırakacaksın ya da başka yöntem belirleyeceksin. Ancak unutma ki aynı döngüden geçmek zorundasın. Her yöntem değiştirdiğinde aynı döngü kendini tekrar eder. Bu trading için de aynı, yemek yapmayı veya gitar çalmayı öğrenmek için de.
Vadiden Çıkmak
Vadide pes etmeyip bilinçli bir şekilde çalışmaya devam ettikçe bir aydınlanma gelmeye başlıyor ve işte burası “Informed Optimism” yani bilinçli bir iyimserliğe kavuştuğun, tünelin ucundaki ışığı gördüğün, birden grafikleri kitap gibi okumaya başladığın ve üst üste para kazandığın bir döneme giriyorsun.
Sevgili dostum, çaresizlik vadisinden çıkmanın tek yolu, başladığın işi devam ettirmekten, küçük iyileştirmelerle, aksayan yerleri tamir ederek sistemine sıkı sıkıya sarılmaktan geçiyor. Bugün price action öğrenip yarın harmoniklere geçtiğinde döngüyü yeniden başlattığını unutma.
Yöntemine sıkıca tutun ve vadinin ilerisindeki başarı tepesini tırmanmaya devam et. Doğru yolda olduğunu, küçük ama olumlu sonuçlar aldıkça anlayacaksın. Tepeyi aşmak zaman alabilir, bu noktada uzman yardımı almaktan çekinme. Yeter ki tekrar en başa dönmene sebep olacak bir yöntem değişikliği yapmadığından emin ol. Tepenin ardında ustalık ve başarı seni bekliyor olacak. Yardıma ihtiyacın olduğunda bana ulaşabilirsin.

Ben bu yolu yürüdüm ve tepeyi aştım. Hem blog yazıları hem videolar hem de eğitim setlerimle onlarca kişinin tepeyi aşmasına yardım ettim. Sen de tırmanışa başlamak istersen bir göz at:





Bir Cevap Yazın